KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE: 6284 SAYILI KANUN ve ULUSLARARASI UYGULAMALAR BAĞLAMINDA HUKUKİ BİR İNCELEME

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE: 6284 SAYILI KANUN ve ULUSLARARASI UYGULAMALAR BAĞLAMINDA HUKUKİ BİR İNCELEME

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel değil; aynı zamanda sistematik, toplumsal ve yapısal bir insan hakları ihlalidir. Bu şiddet biçimi, ulusal ve uluslararası hukuk düzenlerinde kadınların yaşam hakkı, güvenlik hakkı ve onur hakkı başta olmak üzere birçok temel hakkının ihlaline yol açmaktadır. Türkiye’de, kadına yönelik şiddetle mücadelede başlıca yasal düzenleme 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun iken; dünyada özellikle İstanbul Sözleşmesi, CEDAW ve çeşitli ülke uygulamaları dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, kadına yönelik şiddetle mücadelenin hukuki boyutu; 6284 sayılı Kanun ve seçilmiş uluslararası örnekler çerçevesinde karşılaştırmalı olarak incelenecektir.

1. Kavramsal Çerçeve: Kadına Yönelik Şiddet ve Hukuki Niteliği

Birleşmiş Milletler’e göre kadına yönelik şiddet, kadına yalnızca kadın olduğu için uygulanan ve fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar doğuran ya da doğurma potansiyeli taşıyan her türlü davranış olarak tanımlanmaktadır[^1]. Bu tanım, şiddetin yalnızca fiziksel boyutla sınırlı olmadığını, cinsiyet temelli yapısal bir ayrımcılığın sonucu olduğunu ortaya koymaktadır.

Kadına yönelik şiddet; aynı zamanda devletin pozitif yükümlülüklerini doğuran bir insan hakları sorunudur. Devlet, yalnızca üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen şiddeti önlemekle değil, şiddete zemin hazırlayan sosyal, kültürel ve hukuki koşulları da ortadan kaldırmakla yükümlüdür[^2].

2. Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede 6284 Sayılı Kanun

6284 sayılı Kanun, 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun amacı, “şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması”dır[^3].

Kanun, iki temel koruma mekanizması öngörmektedir:
    •    Koruyucu Tedbir Kararları: Mağdura yönelik barınma, geçici maddi yardım, psikolojik destek, kimlik ve adres değişikliği gibi tedbirleri içerir (m.4).
    •    Önleyici Tedbir Kararları: Şiddet uygulayanın mağdura yaklaşmaması, iletişim kurmaması, ortak konuttan uzaklaştırılması gibi yaptırımlar öngörülür (m.5).

Bu kararlar, hakim, mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk kuvvetleri tarafından derhal alınabilir. Tedbir kararlarının ihlali durumunda zorlama hapsi öngörülmüştür (m.13).

Ayrıca, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadınların korunmasına yönelik sosyal destek mekanizmalarını yürütmekte; KADES gibi dijital sistemler aracılığıyla acil müdahale imkânı sunulmaktadır.

3. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

Her ne kadar 6284 sayılı Kanun yasal çerçeve açısından ileri düzeyde bir metin olsa da, uygulamada ciddi aksaklıklar yaşanmaktadır:
    •    Kolluk kuvvetlerinin ve yargı mensuplarının yeterince eğitilmemiş olması, tedbir kararlarının geç alınmasına ya da uygulanmamasına sebep olmaktadır.
    •    Toplumda ataerkil yargıların devam etmesi, mağdurun suçlanmasına ve koruma mekanizmalarına erişimin kısıtlanmasına yol açmaktadır[^4].
    •    Faillere yönelik ceza yargılamalarında uygulanan “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimleri, mağdur adaletini zedelemekte ve caydırıcılığı azaltmaktadır[^5].

4. Uluslararası Uygulamalarla Karşılaştırmalı İnceleme

4.1. İspanya Örneği

İspanya, 2004 yılında yürürlüğe koyduğu “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kapsamlı Koruma Yasası” (Ley Orgánica 1/2004) ile şiddeti özel bir suç türü olarak tanımlamış ve mağdurlar için özel şiddet mahkemeleri kurmuştur[^6]. Ayrıca şiddet failleri için zorunlu rehabilitasyon programları ve mağdurlar için psikolojik destek sistemleri geliştirilmiştir.

4.2. İsveç Örneği

İsveç Ceza Kanunu’nda, kadına karşı tekrar eden şiddet eylemleri “gross violation of a woman’s integrity” (kadının bütünlüğüne ağır ihlal) suçu olarak tanımlanmış, cezai yaptırımlar artırılmıştır[^7]. İsveç’te eğitimin tüm kademelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği öğretilmekte ve devlet politikaları bu temelde şekillenmektedir.

4.3. Karşılaştırmalı Değerlendirme

Türkiye’nin 6284 sayılı Kanun’u, mevzuat düzeyinde İspanya ve İsveç gibi ülkelerle benzer koruma mekanizmaları öngörmektedir. Ancak bu ülkelerde yasanın etkinliğini artıran temel fark, eğitimli uygulayıcı kadro, kurumsal iş birliği ve toplumsal bilinç düzeyidir. Ayrıca failin yalnızca cezalandırılması değil, davranışsal dönüşüme zorlanması da sistemin ayrılmaz parçası haline getirilmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme

Kadına yönelik şiddetle etkin mücadele, yalnızca yasal metinlerle değil; bu metinlerin hayata geçirilmesiyle mümkündür. 6284 sayılı Kanun, Türkiye’de kadına karşı şiddetin önlenmesi açısından önemli bir adımdır. Ancak uygulamadaki sorunların giderilmesi ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi gerekmektedir.

Uluslararası örneklerden de görüldüğü üzere; şiddetin önlenmesinde başarılı sonuçlar, bütüncül, disiplinler arası ve insan hakları temelli bir yaklaşım gerektirmektedir. Türkiye’nin de bu çerçevede, başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere, uluslararası belgelerle tekrar uyum sağlaması ve mevcut iç hukuk düzenlemelerini uygulamada etkin hale getirmesi elzemdir.

Daha fazlası için bize ulaşın 
05550263535

Kaynakça

[^1]: Birleşmiş Milletler, Kadınlara Karşı Şiddetin Ortadan Kaldırılması Bildirgesi, 1993.
[^2]: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Opuz v. Türkiye, Başvuru No. 33401/02, 9 Haziran 2009.
[^3]: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m.1.
[^4]: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2023 Yılı Raporu.
[^5]: Türk Ceza Kanunu m.62 ve m.29, Yargıtay kararları ışığında eleştirisel değerlendirme için bkz. Yılmaz, G. (2022), “Ceza İndirimi Politikalarının Kadına Yönelik Şiddete Etkisi”, Ankara Barosu Dergisi.
[^6]: Ley Orgánica 1/2004, de Medidas de Protección Integral contra la Violencia de Género, Boletín Oficial del Estado, İspanya.
[^7]: Swedish Penal Code, Chapter 4, Section 4a, “Gross Violation of a Woman’s Integrity”, 2008.

 

Kategoriye Geri Dön